Abdullah Özer

Magister Artium (M.A.) und Diplom-Sozialwissenschaftler
Universität Duisburg-Essen

Master of Arts in Clinical Psychology
İstanbul Kent Üniversitesi

Kitaplar

Terapi odasında konuşulan şeyin bir kısmı odada kalır, bir kısmı deftere düşer. Yıllar içinde o defterler kitaba dönüştü. Kimi meslektaşlar için yazıldı, kimi herkes için; ama hepsi aynı sorunun etrafında dönüyor: bir insan kendini anlatmaya nasıl başlar.

Neden yazdığımı sık soruyorlar. Cevap, yazmanın bana sağladığı şeyde değil, yazmanın kendisinde. Bitmiş kitap bir nesnedir; masada durur, imzalanır, okunur ya da okunmaz. Yazmak ise bir hâldir; sabahın altısında, kimsenin uyanmadığı bir saatte, bir cümlenin bir sonraki cümleyi çağırdığı o birkaç dakika. Özgürlük dediğim şey orada. Kitaplar o dakikaların arta kalanıdır.

Ericksonian Hipnoz ve Ego-State Terapisi: Klinik Bilim ve Uygulama

Nobel Akademik Yayıncılık, 2026 · ISBN 978-625-8804-00-3 · Kitabın sayfası →

İlk kitabım; meslek hayatımın ilk büyük emeği, ilk göz ağrım. Bazı kitaplar yalnızca bilgi aktarmak için yazılır; bu, yıllar süren bir klinik yolculuğun, binlerce saatlik terapi deneyiminin ve Hamburg'dan Tübingen'e, Münih'ten Düsseldorf'a uzanan bir eğitim yolunun doğal sonucu olarak ortaya çıktı. Yazmaya başladığımda Türkçede bir boşluk vardı: Ericksonian hipnozu klinik ve akademik düzeyde ele alan, Ego-State terapisini bütün yönleriyle anlatan ve bu iki ekolü aynı yaklaşım içinde sistematik olarak bir araya getiren bir kaynak yoktu. Bugün dünyada birçok terapist bu ikisini birlikte kullanıyor; bu kitap, Türkçe okuyan meslektaşa o birlikteliği ilk kez bütünüyle sunuyor.

Kitabı hazırlarken tek amacım kuram sıralamak değildi. Okurun kitabı kapattığında yalnızca yeni bilgiler edinmiş değil, terapötik düşünme biçimini değiştirmiş olmasını istedim. Bu yüzden yalnızca ne yapılacağını değil, neden ve nasıl yapılacağını anlattım; her tekniğin yanına o tekniğin arkasındaki düşünceyi, her düşüncenin yanına bir vakayı koydum. Çünkü tekniği öğrenmek yetmez; tekniğin arkasındaki düşünme biçimini de edinmek gerekir. Hâlâ birçok kişi hipnozu telkin vermekten ibaret sanıyor. Oysa modern Ericksonian hipnoz, kişinin kaynaklarını ortaya çıkaran, dirençle savaşmak yerine onu terapiye dahil eden, bilinçdışını sürecin doğal ortağı hâline getiren ve insanı problemi üzerinden değil potansiyeli üzerinden gören çağdaş bir psikoterapi anlayışıdır. Kitabın ikinci ayağı olan Ego-State terapisini de yalnızca kuram olarak değil, uygulama basamaklarıyla anlattım: travmadan kaygıya, performanstan depresyona, çocukluk yaşantılarından kişilik yapılanmalarına.

İçinde ne var

Kimin için

Psikologlar, klinik psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatristler, psikoterapistler, hipnoz eğitimi alan profesyoneller, Ego-State ile ilgilenen terapistler, lisansüstü öğrencileri ve akademisyenler için kapsamlı bir başvuru kaynağı olarak hazırlandı. Meraklı okur da okuyabilir; ama kitap, odada bir danışanla oturan insan düşünülerek yazıldı. Eğitimlerimde ders kitabı olarak kullanıyorum.

Her satırında uzun yılların araştırmalarının, eğitimlerinin, süpervizyonlarının ve terapi odasında geçen sayısız saatin izleri var. Bugün yeni kitaplar yazıyor olsam da bu kitabın bende bıraktığı yer hep özel kalacak.

Psikoterapi Hikâyeleri: İçeride Olanlar

Ericksonian ve Varoluşçu Perspektiften Terapötik Süreçler · Nobel Bilimsel, 2026 · Kitabın sayfası →

İkinci kitap, ilkinin tersinden yazıldı. İlkinde kuram vardı ve vakalar onu açıklıyordu; bunda hikâyeler var ve kuram, ancak hikâyenin izin verdiği yerde, kenarda duruyor. Bu kitap terapiyi tekniklerin uygulandığı bir süreç olarak değil, iki insan arasında kurulan, bazen sessizlikte, bazen tek bir cümlede yön değiştiren varoluşsal bir karşılaşma olarak ele alıyor. Yalom'un hastalarını anlattığı kitapları okuduğumdan beri Türkçede böyle bir kitap istiyordum; olmayınca yazdım.

Her hikâye bir terapi sürecini içeriden anlatıyor: ilk seansta odaya kim girdi, ne söyledi, ne söylemedi; hangi seansta bir şey kırıldı, hangi seansta bir şey birleşti; dönüm noktası hangi anda, çoğu zaman terapistin de fark etmediği bir anda geldi. Hikâyelerin bir kısmında hipnoz var, bir kısmında iç kişiler masaya oturuyor, bir kısmında yalnızca iki insan anlam üzerine konuşuyor. Hepsi gerçek süreçlerden doğdu; hiçbiri gerçek bir kişi değil. Danışanlar birleştirildi, değiştirildi, kimliksizleştirildi; gerçek kalan tek şey, odada olan şeyin dokusu. Bir hikâye ikinci seanstan başlıyor; ilk seans yazılmadı, çünkü bazı hikâyeler ortadan başlar ve öyle kalmalıdır.

Okuru başkasının iç dünyasına yaklaştırırken, kendi içinde uzun zamandır sessizce bekleyen sorularla da karşılaştırıyor. Meslektaşlar için bir "içeriden bakış", terapinin nasıl bir şey olduğunu merak eden herkes için bir kapı aralığı. Terapiye gitmeyi düşünüp cesaret edememiş biri için belki en iyi ilk kitap.

İçinde ne var

Birkaç Satır: Kalan Kısa Metinler

Anima Yayınları, Ocak 2027 · Kitabın sayfası →

Kısa düzyazılar ve şiirler. Uzun metinlerin kenarında biriken, atılamayan satırlar: bir seansın ardından deftere düşülmüş tek bir cümle, bir tren yolculuğunda yazılmış üç satır, bir kitabın kenar boşluğuna alınmış bir not, bir gece uyanıp telefona yazılmış ve sabah şaşkınlıkla bulunmuş iki kelime. Yıllar içinde biriken bu kısa metinler ilk kez bir arada. Bu sitedeki kenar notlarının ağabeyi; onlar buradan geldi.

Şair Kenan Yücel'in kurduğu Anima Yayınları'ndan çıkacak; şiirle düzyazının kesiştiği bu türü en iyi anlayan evlerden biri. Beş yüz nüsha; yani okurunu bulacak kadar, yığın olmayacak kadar.

Bölümler

Masada olanlar

Yazmak durmaz; bir kitap biterken bir diğeri başlamıştır. Masada şu an bir roman var: Viyana çevresinin, Zweig'ın, Schnitzler'in, Tanpınar'ın ve Yalom'un aynı anda dinlendiği bir metin; bir gün burada duyurulur. Bir de çeviriler: Almancadan Türkçeye, yıllardır okuduğum, nereye ait olduğunu kendisi de tam bilmeyen yazarlar. Ve bir akademik kitap daha: Focusing terapisi üzerine, deneyimsel fenomenolojiden klinik uygulamaya.

Bunların hepsi ağır ağır ilerliyor, çünkü gündüzleri oda var. Zamanı gelince burada ve Kenar Notu'nda duyurulur; imzalı kitap ve tanışma için oradaki sayfa da açık. Kenar Notu'nda ayrıca her salı bir yazı var: edebiyat metinlerini bir terapistin gözüyle okuyorum, teşhis koymak için değil, insanı görmek için.

Sorunuz varsa ya da yazmak isterseniz: info@psikosentez.com · WhatsApp +90 544 544 40 60. Terapi ve Danışmanlık için ana sayfadaki ilk söz.

WhatsApp